Bölgesel Yağlanma Nedir?

Güncelleme tarihi: 28 Oca





Yağ dokusu vücut için en az beyin kadar önemlidir. Herkesin korktuğu ve asla sevilmeyen bu dokunun aslında birçok işlevi vardır:

  • A,D,E,K gibi yağda eriyen vitaminlerin vücutta kullanılmasını sağlar,

  • Vücut ısısını düzenler,

  • Darbelere karşı organ ve kemikleri korur,

  • Bazı hormonların sentezinde görevlidir.

Bu yüzden 0 yağ oranı ile bir vücut yaşamsal olarak işlevsizdir. Ancak bu yağ oranının %25'in üzerine çıkması da birçok kronik hastalık riskini meydana getirir. Peki yağ oranı bölgesel olarak nasıl ve neden artar? Temelde iki çeşit bölgesel yağlanma vardır:


1.Bel Bölgesi Yağlanma:


Kronik hastalıklar açısından (Kalp-Damar Hastalıkları, Şeker Hastalığı, Dislipidemi, Felç..) en riskli yağlanma türüdür. Bunun nedeni bu bölgedeki yağ hücrelerinin iç organlara daha yakın olmasıdır. Erkeklerde genel olarak 30-50 yaş aralığında başlarken, kadınlarda ağırlıklı olarak menopoz sonrası başlar. Bel ölçüsü (en aşağıdaki kaburga kemiğiniz ile kasık kemiğinizin tam ortasındaki noktadan alınan ölçüm) kadınlarda 80 cm erkeklerde ise 94 cm'i geçitğinde kronik hastalık çanları çalmaya başlar. Yağlanmanın çok çeşitli nedenleri vardır: yaş, genetik, hormonal değişimler, beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı vb.


Şeker ve yağ içeriği yüksek besinlere ağırlık vermek bel çevresi yağlanmayı arttırır. Bunun nedeni şekerin karaciğerde depolanması ve yüksek şeker alımında karaciğer yağlanması meydana gelmesidir. Çok fazla yağlı besinler tüketmek de aynı şekilde vücuttaki yağ doku kütlesini arttıracağından genel yağlanmada etkilidir. Ancak tek suçlu yağ ve şeker değildir, genel anlamda vücudunuzun ihtiyacından fazla kalori aldığınızda vücut bu kaloriyi ''yağ'' şeklinde depolar. Örneğin spor yaptığı için protein tozuna yüklenen bir bireyde de yağlanma meydana gelebilir. Çünkü vücut ihtiyaçtan fazla alınan her türlü besin öğesini yağ dokuya katmak üzerine programlanmıştır.


2.Basen Bölgesi Yağlanma:


Her bireyin bir vücut şekli vardır. Yağlanma olsun veya olmasın basen kemikleriniz genişse vücudunuzdaki yağın hepsini de yaksanız (ki mümkün değil) basenleriniz sıfıra inmez. Burada önemli olan sağlıklı vücut yağı düzeyinde olduğunuzdan emin olmanızdır. Güzellik algınızı 2. hatta 3. planda tutmanız gerekir. Sağlıklı bir diyet uyguladığınız zaman ''basenlerim hiç gitmiyor ama üstüm çok inceldi'' diyorsanız, merak etmeyin, basenlerinizde sandığınız kadar yağ doku olmayabilir. Çünkü sağlıklı bir diyet ile vücuttan yağ kaybı sağlanır, yağ kaybı da doğal olarak yağ dokunun fazla olduğu bölgelerden olur. İdeal kilo ve yağ oranına ulaştığınızda diğer hedeflerinizi düzenli egzersiz ile sağlayabilirsiniz.


Bölgesel Yağları Eritmeye Yardımcı Besinler


Mucize besin tabii ki yoktur. Ancak bazı besinler, vücudun enerji ihtiyacını öncelikli olarak bölgesel yağlardan karşılamasını sağlar:

  • Günde 1 fincan yeşil çay

  • Haftada 4 porsiyon yaban mersini

  • Günde 2-3 porsiyon süt ürünleri (az yağlı)

  • Haftada 1-2 kez balık

  • Günde 5 adet ceviz

  • Günde 2,5-3 litre su

  • Haftada 2-3 kez yağsız kırmızı et ----- Aksini gerektiren bir hastalığınız yoksa!

  • Haftada 2-3 kez az yağlı hindi/tavuk

  • Öğlen ve akşam öğünlerine ek olarak salata (sirkeli, limonlu)


2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

POTASYUM